Etiket arşivi | "sap türkiye"

ELİMSAN TEKNOLOJİ ALTYAPISINI SAP İLE GÜÇLENDİRİYOR

Etiketler: , , , , , , , ,

ELİMSAN TEKNOLOJİ ALTYAPISINI SAP İLE GÜÇLENDİRİYOR


ELİMSAN TEKNOLOJİ ALTYAPISINI SAP İLE GÜÇLENDİRİYOR

Türkiye’nin en büyük elektromekanik kuruluşu Elimsan’ın Selimsan_sap_businessobjectsAP Pusula projesi başladı. 2008 yılında dünyanın sayılı firmaları arasındaki Mass Kablo/Saudi Cable firması ile ortaklık anlaşması imzalayan Elimsan Group (Elimsan Switchgear Equipment and Electromechanics Industry Inc.), iş süreçlerini SAP çözümleri ile yönetme kararı aldı.

500.000 m² alana kurulu tesislerindeki üretimi ve ABD, İngiltere, Avustralya, Belçika, İngiltere, Rusya, Tayvan ve Yeni Zelanda'ya kadar uzanan satış ağıyla Türkiye’nin en büyük elektromekanik kuruluşu olarak Elimsan, iş süreçlerini grup şirketlerinin paralelinde SAP platformuna taşıyor.

Elimsan SAP Projesi, Çözümevi Danışmanlık tarafından yapılmakta olup, grup şirketi Xeca Int. proje yönetimini yapmaktadır. Elimsan SAP Pusula projesi, üretim ve planlama, kalite yönetimi, mali muhasebe, ürün maliyetlendirme ve IFRS, insan kaynakları ve bordro, satınalma ve stok, lojistik, satış süreçlerinin tamamının yönetileceği uygulamaları içeriyor. Elimsan’da SAP Pusula projesinin 6 ay sürmesi hedefleniyor.

Kategori Güncel haberler, Sap DanışmanlıkYorum (71)

Sap Türkiye DORA

Etiketler: , , , , , , , , ,

Sap Türkiye DORA


Dora Elsys danismanliğinda parladı

Dora Elsys danismanliğinda parladı

DORA INTERNATIONAL, SAP İLE TEKNOLOJİSİNİ DE IŞILDATTI

Kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren Dora, giderek artan iş hacmini daha etkin şekilde yönetmek için SAP altyapısını hayata geçirdi.

Istanbul - Ekim 06, 2009 - Dora, Elsys danışmanlığında hayata geçirilen SAP projesi ile tüm iş süreçlerine uluslararası standartlarda işlerlik kazandırdı. Dora, küresel arenada giderek pekiştirdiği iddiasını SAP yatırımıyla güçlendirdi. Proje kapsamında mali muhasebe, maliyet muhasebesi, üretim, kalite, satış-dağıtım, üretim planlama ve malzeme yönetimi süreçlerinde verimlilik artışı hedeflendi. Siparişe uyum, teslimat süreleri, operasyonel verimlilik ve ürün bazında karlılık gibi konuların izlenilebilir kılınması sağlandı.

Dora’nın kendine özgü iş yapış şekline uygun süreçler tasarlanması hedeflenirken, gerçek karlılık oranlarının ürün ve sipariş bazında takip edilebilmesi mümkün kılındı. Müşteri sipariş girişleri, üretim, satın alma, sevkiyat ve tüm finansal süreçlerin izlenilebilir olmasını sağlayan proje, gelecek hedeflerinin rakamsal veriler ışığında belirlenmesi olanağı sunuyor. Sektöre özgü yöntemlerle uyumlu olarak hurda, fire, ramat takibi gibi süreçler de yapılandırıldığı proje ile hızlı ve esnek bir yapıda çalışma yürütülmesi amaçlandı. Finansal göstergelerin tümünün SAP sistemi ile izlenebilmesi avantajı sağlayan proje, tedarik zinciri süreçlerinin geliştirilmesi ve operasyonel verimliliğin artırılmasında rol oynayacak.

Dora International, bünyesinde geliştirdiği markalar ve farklı tasarımları ile dünya çapında yaygınlaşmasını sürdürüyor. İleri teknoloji, usta el işçiliği ve modern tasarımlarla üretimine yön veren Başta ABD, Avrupa ve Avustralya olmak üzere 30’dan fazla ülkede kendi markalarıyla büyümesini sürdüren Dora, proje sayesinde kaynaklarını daha etkin kullanma ve iş süreçlerini izlenilebilir kılma olanağı yakaladı.

Kategori Güncel haberlerYorum (0)

Sap Türkiye : IŞIK PLASTİK’İN SAP SİSTEMİ YENİLENİYOR

Etiketler: , , , , , , , , ,

Sap Türkiye : IŞIK PLASTİK’İN SAP SİSTEMİ YENİLENİYOR


isik-plastik-arete-danismanIŞIK PLASTİK’İN SAP SİSTEMİ YENİLENİYOR

SAP yatırımından en verimli geri dönüşü sağlamayı hedefleyen Işık Plastik, mevcut sistemini ARETE Destek Merkezi (AGSC) uzmanlığıyla destekleme kararı almıştır. AGSC, ortaya çıkan sorunların hızla çözülmesine olanak sağlayacak merkezi veri tabanı, çok sıkı güvenlik özellikleriyle donatılmış sağlam yapısı ile farklılaşan bir destek uygulamasıdır.

Istanbul - Eylül 04, 2009 - Işık Plastik, rekabet gücünü artırmak ve ana iş kolu olan plastik üretiminde kaliteyi sürekli kılmak amacıyla tüm iş birimlerinin kusursuz çalışmasını hedefliyor. Bu hedefe ulaşmayı sağlayacak gerekli altyapı için SAP’yi tercih eden Işık Plastik, yatırımlarına 2007 yılında başladı. Bu yıl, Ağustos ayında başlayan Işık Plastik ve ARETE iş birliği çerçevesinde ise Işık Plastik’in mevcut SAP sisteminde ortaya çıkan farklı seviyelerdeki sorunların giderilmesi, soruların cevaplanması, ihtiyaçların karşılanması gibi konular ARETE Destek Merkezi (AGSC) hizmet kapsamındaki SAP Solution Manager üzerinden takip ediliyor. AGSC, işletmelerin ihtiyaç duyduğu SAP desteğini sağlamakla birlikte; esneklik, izlenebilirlik, ölçeklendirilebilirlik ve ölçülebilirlik gibi temel özellikleriyle geleneksel yöntemlere göre çok daha etkin ve düşük maliyetli hizmet sunuyor.

Arete’den SAP ECC ve Business Warehouse kapsamlarında destek alacak olan Işık Plastik, AGSC hizmeti ile şirket içi bir çözüm merkezi bulundurma maliyetlerine kıyasla toplam sahip olma maliyetlerinde avantaj ve tasarruf sağlamayı, iç müşteri memnuniyetini artırmayı ve SAP sistemini en yüksek verimle desteklemeyi hedefliyor.

Kategori Basis, Güncel haberlerYorum (11)

Sap Türkiye : BORÇELİK, SAP NAKİT PLANLAMA PROJESİNİ

Etiketler: , , , , , , , ,

Sap Türkiye : BORÇELİK, SAP NAKİT PLANLAMA PROJESİNİ


borçelik sap projesini tamamladı - sap danışmanı

borçelik sap projesini tamamladı

BORÇELİK, SAP NAKİT PLANLAMA PROJESİNİ TAMAMLADI

Türkiye'nin ilk özel yassı çelik üreticisi Borçelik, SAP İş Zekası modülü altında “Nakit Planlama” uygulamasını kullanmaya başladı. BIZCON danışmanları tarafından Borçelik’in Bursa-Gemlik’teki üretim tesisinde gerçekleştirilen “SAP Nakit Planlama Projesi” Şubat 2009’da Borçelik’in ihtiyaçlarının belirlenmesi ve buna yönelik geliştirmelerin yapılmasının ardında Ağustos ayında tamamlandı.

Istanbul - Ekim 06, 2009 - “Borçelik Nakit Planlama Projesi”, üretim planlama, muhasebe, finans, insan kaynakları, satış, satın alma departmanlarının toplu ve uyumlu katılımıyla, mevcut Muhasebe, Satış Dağıtım ve Malzeme Yönetimi modülleriyle entegre çalışacak şekilde uygulanmaya alındı.

BIZCON, proje kapsamında nakit akışının geçmiş ve gelecek dönemleriyle ilgili gerekli raporları hazırladı. Mevcut verilerle oluşturulan raporlarla geçmiş dönemlere ait gelir-giderler aylık olarak gösterilir hale getirildi. Gelecek aylarda beklenen para girişleri ve yapılacak ödemeler planlama süreci dahilinde raporlanabilir oldu.

Nakit akışının önceden planlanmasına yardımcı olmak amacıyla tahsilat ve ödemelerin valör tarihlerini ileri geri kaydırarak ve satış planlamalarının simülasyonlarının yapılması ile firmanın en uygun finansal kararları verebilmesi sağlandı. Nakit Planlama Projesi sonrasında, çekilen raporlar üç farklı para birimi cinsine çevrilerek, günlük, haftalık, aylık konsolide raporlar üretilebiliyor. Satış tahsilat tahminleri ile planlamaya dahil olan satış departmanı, fiili tahsilatlarla planlananları karşılaştırma raporları sunabiliyor.

Şirketlerin planlama sürecinde nakit akış tablosuna veri olarak aktarılmak üzere tüm departmanlar kendileriyle ilgili tahminleri girmektedirler. Borçelik’te “Nakit Planlama Projesi”nin tamamlanmasıyla satın alma departmanı tahmini mal girişleri ve buna bağlı ödeme ve borçlanmaları, satış departmanı tahmini satışları ve ilgili tahsilatları finans departmanı diğer ödeme ve tahsilat değerlerini ve insan kaynakları departmanı personel maliyetlerini girerek nakit akış tablosunun oluşturulmasını sağlamaktadır.

Kategori Güncel haberler, SAP BW - BIYorum (0)

Sap mı ? Gerçekten gerekli mi ?

Etiketler: , , , , , , ,

Sap mı ? Gerçekten gerekli mi ?


Profesyonel çalışanların neredeyse tamamı aldıkları maaşın en az iki katını hakettiklerini, pozisyonlarının da en az iki adım yukarısı olması gerektiğini düşünürler. Oysa iş yaşamında taşlar çok yavaş bir şekilde yerinden oynar (Bunlar Türkiye’nin başka gerçekleri ve başka yazıların konuları). Bu durum çok hırslı ve hızlı yükselmek isteyen, aşırı çalışkan ve işkolik orta düzey yöneticileri patronlarına mucizeler yaratacak projeler sunmaya itiyor. (Üst

düzeydekiler belki daha deneyimli olduklarından, belki yeni teknolojilere daha uzak olduklarından, belki de daha statükocu olduklarından, bu şirket içinde mucizeler yaratacak fikirlere/ürünlere daha soğuk bakıyorlar.) İşte SAP, başka ciddi rakiplerinin olmamasının yanında, bir de Türkiye’deki bu durumdan faydalanıp bir kaç yıl içinde inanılmaz sayıda satış gerçekleştirdi.

sap danışmanı - sap danışmanlıkPeki bu orta düzey yöneticiler, bu çok pahalı programı almaya patronlarını nasıl ikna ediyorlar? Bir patron düşünün ki her gün dünyanın her yerinden e-mail ile sipariş alıyor, web siteleri aracılığıyla dünyanın her yerinden fiyat teklifi toplayabiliyor, ama bilgi iletişim hızı bu kadar gelişmişken, kendi şirketinde bir bilgi, satınalmadan finansa en az bir haftada geliyor. Şirketin personel sayısını sorduğunda her departman (bordro, muhasebe, finans, insan kaynakları) farklı bir sayı söylüyor. Birgün çalışkanlığına güvendiği bir yöneticisi geliyor ve diyor ki “Yüce patronum, bir program var: bu program şirketimizdeki tüm işleri entegre edecek, bir veri sisteme bir kez girilecek, her bölüm aynı veriyi işleyecek ve raporlayacak. Bu programın CeBIT’deki standı microsofttan daha büyük, üstelik Türkiye’de KOÇ, Sabancı, Yaşar, vb. holgingler bu programı kullanıyorlar. Bu programı şirketimizde kurarsak, verimliliğimiz ve rekabet şansımız artacak, maliyetlerimiz azalacak, aynı işleri daha az adam ve maliyetle yapacağız…” Patron inanıyor ve projeyi onaylıyor. Türkiye’de önce büyük holdinglere satarak, SAP, çok doğru bir pazarlama stratejisi oluşturdu, şimdi de orta boydaki onlarca şirkete bunu referans vererek satıyor. (Orta boy işletme çalışanlarında “büyük şirketlerde önemli kararlarda hata yapılmaz” yanlış inancı var. Türkiye iş yaşamının başka bir gerçeği de; alt düzeyde yapılan hataları ortaya çıkarmak, ölçmek ve sorumlusunu cezalandırmak kolay ve yaygındır ancak üst düzey kararların yanlışlığını ortaya çıkarmak ve sorumlu bulmak genellikle zordur ve üst tarafta bu hataları örtme konusunda inanılmaz bir dayanışma vardır. Başka bir yazının konusu 2)

Bana göre, SAP uygulamalarının başarısızlığının Türkiye’de 3 nedeni var:

1.        Alıcı yerli firmanın yetersizliği.

2.        SAP programının yetersizliği

3.        SAP Türkiye Firmasının danışmanlık desteğinde yetersizliği

Alıcı yerli firmanın yetersizliği

SAP’den bir firmanın tüm işlemleri entegre etmesi beklendiğine göre, firmanın tüm departmanlarında proje ekibinde yer alacak kişilerin kesinlikle ingilizce bilmesi, bilgisayar nosyonun olması, kendi işinde yeni bir sistem kurmaya yetenekli olması gerekir. Bu nitelikler “olursa iyi olur, proje hızlı ilerler” nitelikleri değil, “olmazsa, kesinlikle olmaz” niteliklerdir. SAP programı doğası gereği bunu zorunlu kılar. Bu listeden herkese doğal görünen bu niteliklerin, örneğin firmanın muhasebecilerinde ya da insan kaynakları çalışanlarında da olması gerekir, yani onlar da veri tabanı nedir, nasıl çalışır, bir bilgisayar depoladığı verileri nasıl tutar, rapor gerektiğinde nasıl getirir gibi bilgilere sahip olmalıdırlar.

Ben SAP’yi ilk kez duyanlara anlatırken SAP’yi hamura benzetirim. Karnınız açken lokantadaki yemekleri beğenmediğinizi düşünün, bir fırın sahibi de size ‘ben sana hamur vereyim, istediğin gibi ekmek yap, üstelik ben sana ekmek yapmayı öğretirim” diyor. Hayatınızda hiç bilmediğiniz bir işi öğrenmezseniz aç kalacaksınız…

Daha önce küçük de olsa benzer projeleri uygulamamış, sistem tasarlama konusunda beceriksiz, çalışmaya ve öğrenmeye istekli olmayan bölüm ve kişilerle başlanırsa, başka bir neden olmasa da, o SAP projesi başarısız olur.

Yapılması gereken en doğru iş, şirketin anahtar faaliyetlerinde alt düzey yönetici olan grubun (şefler, deneyimli mühendisler) yedeklerini işe almak, eski sistemi yenilere bırakıp deneyimli ekiple SAP projesini yürütmektir. SAP ekibinin günlük başka işi olmamalıdır. SAP şimdilik çok popüler olduğu için, şirket bu ekipten eleman kaybetmemenin yolunu bulmalıdır.

2 yıl SAP’de  uyarlama deneyimi kazanmış muhasebecileri, finansçıları, stok kontrolcüleri, üretim planlamacıları sonra ne yaparsınız bilmiyorum, yerlerine aldığınız yedekleri de öyle… Ancak SAP implemantasyonu bunları gerekli kılıyor.

Proje yöneticisi de çok önemlidir, kesinlikle 3 yıl firmadan ayrılmayacak birisi olmalıdır. Projede yer alacak farklı departmanları harekete geçirebilmek için “nemrut biri” olmasında son derece yarar vardır. Orta düzey bir yönetici olmalıdır, SAP üzerindeki tüm modül senaryolarını, testleri bizzat elleriyle en az bir kere yürütmeli ve sonuçlarını görmelidir. SAP implementasyonu o kadar yorucu, bıktırıcı ve zor çalışmaları gerektirir ki üst düzey bir yönetici, yumuşak yüzlü biri ya da yaşlı biri ile kesinlikle işler yürümez.

Pek çok şirket bana gerekli mi, iş süreçlerim bir ERP gerektirecek kadar karmaşık mı, SAP’yi uyarlayacak yetenekte ekibim var mı, bunu gerektireceği işgücüne katlanabilecek miyiz, SAP nasıl bir program, benim ne işime yarayacak diye düşünmeden satınalmaya karar veriyor, sonra da iş işten geçmiş ve kimse sorumluluğu üstlenmez oluyor.

Var olan işleyişinizdeki şikayetlerinizi doğru analiz yapmanız gerekiyor. İşleyişteki şikayetlerinizin ne kadarı kullandığınız sistemden kaynaklanıyor, ne kadarı personelinizin yeteneksizliği bunu ayırt edemiyorsanız, SAP işine hiç bulaşmamak gerek. Sorun personelinizde ise de onları değiştirmek gerek, yoksa sistemi değiştirmek tek başına sorunlarınızı çözmüyor. Eğer gerçekten eski sisteminizde bir sorun varsa da SAP kaçınılmaz (!) (Benim eski işyerimdeki eski sistem faturalardaki kalemlerin toplamı dip toplamı tutmayacak kadar ciddi hatalar yapmaya başlamıştı ve sahibi olan şirket de iflas etmişti, elbette böyle bir durumda SAP ya da bir alternatifi ile yeni ürünlere yönelmek kaçınılmaz.)

SAP programının yetersizliği

(Gecenlerde Deniz Tuncalp endüstri mühendislerinin tanımı ile ilgili bir link göndermişti listeye, orada da eskiden beri olan, endüstri mühendislerinin sınırlı bir alanda değil, bankacılıktan üretime, sigortacılıktan taşımacılığa, turizmden vakıflara kadar pek çok alanda çalışabilmelerinden övgüyle söz ediliyordu. Bu, bizler için gerçekten iyi bir şey mi? Bunun bizler için dezavantaj olduğunu ben geç kavradım, bu yılki seminer dersinde de anlatmaya çalıştım. Herhangi birinize, işyerinizde, aslında o işyerinin dışında da pek çok başka sektör ve şirkette çalışabilecek olduğunuz için, size yapılan bir ayrıcalık var mı? Varsa böyle bir yarar, ancak seçim yapana kadar söz konusu olabilir, seçim yapıldıktan sonra ise, kimse onları seçtiğiniz için size “favour” yapmayacağı gibi, bulunduğunuz işte genellikle esas işin dışında bir iş yapacağınız için de, esas işin sahibi mühendisliklere göre daha dezavantajlı bir durumdasınızdır. Bu da mesleğimizin bir gerçeği ve başka bir yazı konusu 3.)

Bunun SAP ile ne ilgisi var? SAP yetkilileri de ürünlerini satarken, matahmış gibi, “belli bir sektöre çözüm sunmadıklarını, Avrupa Birliğinin bürokratik işlemlerinden boru ile petol taşımacılığı yapan şirketlere, üretim şirketlerinden yazılım şirketlerine, ticari şirketlerden turizm sektörüne kadar çok geniş bir yelpaze için çözüm sunduklarını, bunun için de standart bir program değil, her müşterinin gereksinimlerine özel olarak uyarlanabilecek esnek bir program sunduklarını” ileri sürüyorlar. İyi de bu programın başka sektörlere de satılabilirliğinden bana ne? Kulağa hoş geliyor, bunu duyan alıcı sanki program tüm taleplerini yerine getirebilecek bir esnekliğe sahip sanıyor, oysa öyle değil. Aksine her alıcı firma kendine uyarlanabilmesi için tomar tomar danışmanlık ücreti ödüyor. Yani bitmemiş bir ürünü, bitmiş fiyatına, üstelik tamamlama maliyetini de size yükleyerek satıyorlar. Şimdi ileri sürüldüğü gibi, uyarlama, sizin ekstra taleplerinizin programda değişiklik yapılarak karşılanması olsa, yüzbinlerce dolar ve binlerce adamxsaat maliyetine katlanırsınız, oysa siz bu maliyeti ekstra telepleriniz için değil, sadece programın normal çalışması için veriyorsunuz! Üstelik bu kadar çok parametrenin ayarlanması ile bir esneklik de kazanmıyorsunuz, beklentilerinizin önemli bir kısmı, uyarlamanın ötesinde program sınırlamaları nedeniyle mümkün olmuyor. (Örneğin, proje yönetimi ya da maliyet muhasebesi modüllerinde personel maliyetlerini kişi kişi projelere yansıtamıyorsunuz, ancak belirli ortalamalarla yansıtabiliyorsunuz. Gerçi önerdikleri bir çözümleri var; buna göre firmadaki herkesi bir departmanmış gibi ya da hesap planında bir hesapmış gibi uyarlamanız gerekiyor! Böylece firmadaki diyelim ki 500 kişi, 500 ayrı departman (maliyet merkezi) oluyor… İşçilik giderinin belirleyici olduğu bir hizmet firmasının sadece bu nedenle bile bu programı almaması gerekir. Ya da demirbaş ve amortismanlarını sadece departmanlar için takip edebiliyorsunuz, projeler için değil, bu durumda da yalnızca bir proje için alınmış çok pahalı bir cihazın amortismanı o bölümün tüm projelerini maliyetlendiriyor.)

Diyeceksiniz ki programın neyi yapıp neyi yapamadığına önceden bakmanın bir yolu yok mu? Yok valla:

1.        Birincisi, yukarda söylediğim gibi, alıcı taraf (yani patronun gözüne girmeye çalışan orta düzey yönetici şahıs) almaya o kadar niyetli ki; SAP Türkiye firmasının program tanıtımı seansında her söylenende bir keramet buluyor zaten.

2.        İkincisi, iyi birer satıcı olan  SAP Türkiye yetkilileri  “şunu yapabiliyor mu” dediğiniz her şeye, “tabii yapabiliyor” diyorlar. (Bu konuda o kadar arsız ve yalancılar ki, belirli bir süre sonra ortaya çıkan sorunları konuşmak üzere gelen bir yöneticileri sizin “bakın danışmanlarınızın da kabul ettiği gibi programınız da şunu şunu yapamıyor” dediğinizde bile “yok canım yapar, biz ona bir daha bakalım deyip konuyu kapatıyorlar, böylece aylar geçmiş ve paralarının önemli bir kısmını aldıklarını düşündüklerinde de “Evet program onları yapamıyor, ama bu programı Türkiye’de 160 firma sorunsuz kullanıyor (!), sizin talebiniz yersiz, siz kendinizi programa uydurun” demeye başlıyorlar. Tam da bu konuda SAP implementasyonları konusunda yaygın bir görüşe geldik; buna göre, ERP’ler aynı zamanda re-engineering araçları oldukları için bunların uygulamasında programın standartını bozmamak gerekir, madem ki elin oğlu yapmış programı, madem ki başka bir sürü elin oğlu da bunu kullanıyor, e sen bir Türk olarak onlardan iyi mi bileceksin de kendi beklentilerini programa yaptırmaya çalışıyorsun, en doğrusu sen programa uy. Bu görüşü tartışmaya bile gerek görmeyecek kadar saçma sapan buluyorum ama özellikle lojistik tarafında olanlarda –çünkü orada en azında bir mesneti var- ve bu programı bir kez firmasının başına musallat etmişlerde bu kanı çok yaygın…)

3.        Üçüncüsü, dediğim gibi SAP bir hamur ve satıcısının elinde bu hamurlardan yapılmış numune bir ekmek bile yok! Yani temel uyarlamaları yapılmış, modüllerin entegrasyonu sağlanmış, içinde basitçe verileri bulunan, standart raporlarından örnekler görebileceğiniz bir client’ları yok. Sizin firmanıza programı sattıklarında getirip hamuru kuruyorlar, sonra da peyder pey size modüllerin danışmanlarını yolluyorlar. Bir danışman eğitim vermeye geldiğinde bir de bakıyor ki, bir yerinde bir uyarlama hatası/eksiği var; tam da eğitimin ortasında program danışmanın söylediğini yapmıyor ve danışman size “bunun X modülü uyarlaması yapılmamış” diyor, “sen yap” diyorsunuz, “ben onu bilmem, ben Y modülü danışmanıyım” diyor. Y danışmanı geldiğinde başka bir eksik buluyor. Aylar sonra modüller tek tek çalıştığında da, birinin çıktısı diğerine gitmiyor, entegrasyonda sorunlar başlıyor. Yani, “bu program ne yapar”ı görebileceğiniz zaman geldiğinde, siz programı almış, 6 aylık verileri girmiş ve SAP Türkiye’ye parasını ödemiş oluyorsunuz. Gerisi sizin probleminiz…

SAP uyarlamaların ötesinde bir sınırlama ile maliyetleri üç boyutlu izlemenize izin vermiyor (hesap, bölüm, proje bazında). Sadece iki boyutlu veri tutabiliyor. Böyle olunca da üç boyuttan birini diğer ikisinden birinin içine gömmek zorunda kalıyorsunuz. Bu çözümü kabul ederseniz o kadar pahalı bir program almanıza ne gerek var, 1980’lerde yazılmış muhasebe yazılımları bile bunu yapıyor!

Yine SAP iki kez maliyet dağıtımı yapmanıza izin vermiyor. Mükerrer dağıtımı önlemek değil söz konusu olan, aynı yönde de olsa ikinci dağıtıma izin vermiyor. (Teknik olarak şöyle; birincil masraf çeşidinden birincil ve ikincillere dağıtım yapılabiliyor ama ikincil masraf çeşitlerinden ikincillere dağıtım yapılamıyor. Bunun sonucunda da birincil dağıtım ile personel giderlerini projelere dağıtıyorsunuz ama örneğin bizde olduğu gibi projelerinizin bir kısmı garantide olan projelerse, ar-ge projesi ise ve teşvik alıyorsanız, ya da kendinize ait para kazanmadığınız bir proje ise, bu projelerdeki işçilik maliyetlerini 720’li hesaptan tekrar 760’lı, 750’li hesaplara dağıtamıyorsunuz. Yani işçilik maliyetlerinizi proje boyutunda doğru yerde göreceksiniz, ama hesap boyutunda yanlış yerde göreceksiniz, işinize gelirse…)

Başında ya da test ortamında göremeyeceğiniz bu türden onlarca ciddi sorun canlı kullanımda karşınıza çıkıyor. Sistem çok parametrik olduğundan ve uyarlama yapmak sistemin bütününde başka modülleri etkileyebileceğinden bunların hepsi için ekstra danışmanlık ücretleri ve emek harcayarak baş etmeye çalışıyorsunuz, edemediğiniz yerlerde de artık geri dönüşünüz olmadığından “bunu yapmadığını bilseydik bu programı almazdık” diyeceğiniz kadar ciddi konularda beklentilerinizden taviz vermeye başlıyorsunuz. Hatta bazen “tamam çalışsın da nasıl çalışırsa çalışsın”, “biz onu da elle gireriz”, “bunu da ikinci kez gireriz”, “ondan da vazgeçtik onu da excel’de yaparız” demeye başlıyorsunuz. Bırakın işlerinizde verimlilik artışını, yeter ki girdiğimiz verileri anlamlı bir şekilde raporlayabilelim diye, kendi ellerinizle yarattığınız bir SAP tanrısının gönlünü etmek için bir kurban kesmediğiniz kalıyor.

Önemli sorunlardan biri de SAP’yi kendinize uyarlamak için Abap/4  ile yazacağınız ek program ve raporların yeni versiyonda çalışmaması; böylece her yeri versiyon çıktığında ya eski add-on’larınızdan ya da yeni versiyondan vazgeçeceksiniz, ya da yeniden yazacaksınız. Bu nedenle yeni versiyona geçemeyen şirketler olduğunu duyuyorum.

Programın Türkçesi de çok kötü. Aynı kavramın farklı yerlerde farklı tercüme edildiği de olmuş. Tercüme anlamayı zorlaştıracak kadar kötü.

Tüm bu olumsuzlukların ne kadarının programın doğasından, ne kadarının yerelleştirme ve uyarlamadan kaynaklandığını elbette biz kullanıcıların ayırt etmesi olanaksız. Burada anılan ve anılmayan sorunlarımızın çözümleri için biz şirketimizde hala uğraşıyoruz. Umuyoruz ki SAP Türkiye bunlara bir çözüm bulacak. (elbette onların tavırları “biz size eğitimi verdik, gerisi sizin sorununuz” şeklinde ama bizim sorunlarımız da sonradan ortaya çıkan karar değişiklikleri ya da “tuning” sorunları değil, sistemin daha ilk kez çalıştırılmasında çıkan sorunlar!)

Son bir konu daha var. Bildiğiniz gibi zaman zaman büyük otomobil firmaları gazetelere ilan vererek yeni çıkardıkları bir otomobilden alanları servislere çağırırlar ve bir yerindeki küçük bir hatayı ücretsiz düzelteceklerini söylerler. SAP, programındaki sonradan farkettiği hataları ve eksiklikleri nasıl gideriyor dersiniz? OSS notları ile. Bunlardan nasıl haberiniz oluyor? Teknik ekibiniz sürekli internetten bunları takip edecek, indirecek ve yükleyecek, sanki bu da sizin kabahatinizmiş gibi sorumluluk sizde. Yani SAP Türkiye firmasından bu konuda düzenli bir destek beklemeyin, sanki on binlerce müşterileri var. Diyelim ki programda bir sorun çıktı SAP’ye başvurursanız ilk yapacakları sizi bir güzel azarlamak olur; “onun OSS notu var niye bakmadınız!”. Niye ben bakayım yahu, ben sana paranı eksik mi ödedim? Bu OSS’ler ne zaman bitecek? Ne zaman tam bir programınız olacak belli değil. Üstelik bir süre sonra orijinal SAP eski versiyonları OSS ile bile desteklemekten vazgeçiyor, bir nedenle yeni versiyona geçemiyorsanız, sistemle evrende baş başasınız! Böyle yazılımların “bug-fix”leri zaten böyle olur deyip kabulleniyorsanız sorun yok. Bu da SAP’nin dünyada da hızlı büyümesinin bir sonucu, Microsoft ürünlerinin hata mesajları hakkında ne zaman elime bir espri geçse SAP’ninkileri düşünürüm…

SAP Türkiye Firmasının danışmanlık desteğinde yetersizliği

sap-turkiye-sapdanismani-danismanlik-danismanBir danışmandan ne beklersiniz? Finans konusunda, hukuk konusunda, yatırım konusunda, teşvik konusunda, nerede olursa olsun danışman deyince nasıl biri canlanır gözünüzde? Ben eşek yüküyle para verilen danışmanlardan temelde iki şey beklerim; birincisi benim bilmediğim bir şeyleri bilmesini, ikincisi de bu bildiklerinin bana ödediğim paradan fazla bir yararının olmasını. SAP Türkiye firmasının iç işleyişini bilmiyorum ama sürekli yeni mezun kişileri danışman olarak müşterilerine gönderiyorlar. Benim onlarla ilişkide olduğum 2.5 yıldır bu durum böyle. Şimdiki şirketimde bizim projeye danışman diye gönderdikleri 9-10 kişiden 6’sı, bir yıl içinde SAP’den ayrıldı. Yani size danışman diye gönderip yüklüce para aldıkları aynı kişiyi, siz de kendi firmanıza işe almış olabilirdiniz. Nitekim bize gönderdiklerinin sınıf arkadaşları da bizde çalışıyordu (yeni mezunlar). Öyle, beş yıllık SAP tecrübesi olan, en az iki yerde proje tamamlamış, siz bir soru sorunca yalnızca onun yanıtını değil, alternatif yanıtları da eksileri ve artılarıyla söyleyebilecek bir danışman ummayın. Bırakın SAP tecrübesini, başka bir programda benzer modülleri kurmuş ya da en azından o konunun uzmanı olsalar bari. Yeni mezun arkadaşlarım alınmasınlar ama, bana göre yeni bir mezundan “danışman” olmaz (şimdi beni tanıyanlar bıyık altında gülüyor biliyorum ama ben en azından o konuda yeni mezun değildim!!!), birincisi daha genel olarak işi tanımazlar ikincisi, SAP, başka bir programa benzemez, bir-iki aylık eğitimle SAP öğrenilmez. Yani en azından ben, koca bir şirketin ERP implementasyonunu –sadece- yeni mezunlarla yapmak istemem, oysa  SAP Türkiye’nin elinde deneyimli danışmanları yok.

Böylece danışmanlık ücretini, otel ve uçak paralarını ödeyerek, SAP Türkiye’nin danışmanlarını eğitme maliyetini karşılamış olursunuz. SAP Türkiye bunları elinde tutabilse, hiç değilse amme hizmeti görmüş ve takip eden müşterilere danışman yetiştirmiş olursunuz ama o da olmuyor.

Bu danışmanların zamanının çoğu da eğitim verecekleri client’ın uyarlamalarını düzeltmekle geçer, sanki sizin kusurunuzmuş gibi o süreci de finanse edersiniz.

SAP Türkiye’de daha sabit gibi görünen proje yöneticisi düzeyindeki insanlarda bile modüller ne yapar onu bilen yok. Detaylara girmeyeceğim ama bizi aylarca yanlış yere bir modülü (PS) kurmak için diğerini (CO) kurmaya gerek yok diye oyaladılar. Sonunda acı bir şekilde farkettik ki bunu söyleyen yöneticileri bile PS modülünden bihaber, bu modülü Türkiye’de hiç kurmamışlar, bilmeden çözüm öneriyorlar. Project System PS modülünü bize kurarken, kendilerine de kurmak üzere olduklarını söylüyorlardı. Aslında kendileri için de olmazsa olmaz bir modül, çünkü onlar için de her müşteri bir proje, belirli bir süresi, bütçesi ve kaynağı var. Bunları projeler bitmeden izleyebilmeliler ki iş işten geçmeden karlarını garanti altında tutabilsinler. Uzun bir aradan sonra PS’i kurmayı başaramadıklarını ve vazgeçtiklerini öğrendik!

Sonuç:

Tüm ERP paketlerinde olmasını beklediğim gibi SAP’de de modülleri iki ana gruba ayırmak doğru olur; lojistik ve finans modülleri. ERP’lerin kökenleri de MRP ve MRP II olduğu için hem bu programlar, hem piyasada ve şirketlerde çalışanlar hem de programı satanlar bu modüllerde daha deneyimliler. Ayrıca “elin oğlu yapmış programı” diyenlerdenseniz, bu sadece bu modüller için geçerli, yani lojistik modüllerinde yapılan işlemler ülkeden ülkeye çok değişiklik göstermezler. Öte yandan finans kuralları ülkeden ülkeye değişiklik göstereceği için, sizin satınaldığınız, orijinal programın finans modülleri değil, yerelleştirilmiş modüllerdir. Almanya’nın, Amerika’nın vergi dönemleri, vergi türleri ve oranları, kesintiler vb. Türkiye ile aynı olmadığından, yerli yapılmış bir finans paketinden ne umuyorsanız, SAP’den onu bile bulamayabilirsiniz… Ayrıca genellikle Türkiye’deki şirketlerin muhasebe, finans ve personel birimi çalışanları en başta tanımladığım SAP implementasyonunun talep ettiği niteliklerde olmaz. Bu nedenlerle SAP uygulamalarında da lojistik modüllerinin başarısı daha yüksektir. (Bir yazıda en nefret ettiğim şey yazarın okuyucuyu pohpohlaması yani rüşvet vermesidir ama değinmeden geçemeyeceğim; bizim şirkette lojistik modüllerin kurulumunda ’90 Cengiz Türe ve ’89 Celil Kocabaş’ın çok büyük katkıları vardır. Oradaki düzgün adamların çoğu bizim mezunumuz ama yeni mezun ve başka okuldan olmalarına rağmen beni şaşırtacak kadar iyi olanlar da vardı.)

(Özel sektör iş yaşamında gördüğüm bir fenomen de yöneticilerin dayak yemedikleri için sayı saymayı bilmeleri, ama sadece sayı saymayı… Oysa yöneticilik düzeyi arttıkça insalarda artması (bulunması) gereken nitelik non-numeric olguları doğru ölçebilme ve değerlendirebilme yeteneğidir. Yoksa beşin üçten büyük olduğunu herkes bilir. Başka bir yazı konusu 4). “Biz SAP’yi başarılı bir şekilde kurduk ve bunun sonucunda da elde ettiğimiz verimlilik artışı ve maliyet azaltımı ile ona yatırdığımız maddi ve manevi maliyeti geri kazandık” diyen varsa, bana göre, ya ölçme yeteneği yoktur ya da alınmasına kendi neden olduğu için yanlış ölçüyordur!

SAP’nin rakipleri hakkında çok fazla bir fikrim yok. Sadece Oracle’da da işlerin SAP’den çok parlak gitmediğini duyuyorum. Baan ortada yok. Başka da rakip yok zaten.

Tüm bunlara rağmen SAP’yi alırsanız –ki bir kere bile aklınızdan geçirdiyseniz alırsınız, çünkü hem adamlar çok iyi satıyorlar hem de küreselleşme var ya SAP’yi almak bir dünya markası/şirketi olamanın gereği canım- önerilerim şöyle:

1.        Yukardaki niteliklerde kendi personelinizden bir ekip kurun, SAP’den başka hiç bir işleri olmasın ve bu ekibten adam kaybetmeyin.

2.        Bu işi küçümsemeyin, başka software implemantasyon deneyimlerinizle kıyaslamayın, çok yorucu ve uzun bir süreci göze alın.

3.        SAP’den beklentilerinizi başında yazılı olarak belirleyin (SAP’nin yapacağı as-is analizinden ayrı) ve bunlar için SAP’den yazılı taahhüt alın. (Bu bir işe yaramayacak ama yine de alın, hiç değilse ilerde beklentileriniz gerçekleşmediğinde ortaya koyabilirsiniz. Bir de bu, beklentilerinizden kolay vazgeçme konusunda frenleyici olur.)

4.        SAP ile el sıkışmadan size gelecek danışmanların özgeçmişlerini isteyin, en az bir projeyi tamamlamış olmalarını şart koşun ve onları kesinlikle bitirdiklerini söyledikleri firmaya teyit ettirin (çünkü Türk toplumunun iletişimsizliğinde de yararlanarak başka şirketlerdeki yaptıklarını anlatmada çok abartılı davranabiliyorlar. Geçen hafta bizde benim eski işyerimde dört ayda sistemi ayağa kaldırdıklarını iddia ettiler, oysa ben ordayken bile altı ayda daha bitmemişti ve geçen sürede de epey uğraştılar, bir keresinde beğenmedikleri bir danışmanın parasını bile ödemediler.)

5.        Tüm süreç boyunca, aylarca, yapılacak her toplantının tutanağını, SAP’ye atacağınız her e-maili, onların yanıtlarını, telefondaki görüşmelerinizi bile yazılı kayıtlara geçirin, SAP’ye de bildirin ve iki gün içinde itiraz edilmedikçe kabul edilmiş varsayılacağını bildirin.

6.        Eğitim aşaması için kuracakları client’taki uyarlama eksiklikleri ve hataları için danışmanlık ücreti ödemeyeceğinizi bildirin.

7.        Slaytlar üzerinden verilen, öğrenmenize hiç bir katkısı olmayan, tanımlamalarla geçen sınıf eğitimlerini almayın (ikna edebilirseniz), sadece bilgisayar başında sistem üzerindeki eğitimler için ücret ödeyin (yine ikna edebilirseniz).

8.        Ortaya çıkacak sorunlarınınızın çözümü için baştan bir süre sınırını kabul ettirin (en çok üç gün gibi)

9.        Çok iyi bir teknik destek grubu oluşturun (uyarlama, Abap/4 ek programları ve raporları, yetki sınırlandırmaları, yedeklemeler vb. işler için).

10.     SAP’yle sözleşmenizde ödemenizin ilerlemesini ve tamamlanmasını zaman takviminden ziyade işlerin tamamlanmasına bağlayın (ikna edebilirseniz)

11.     Çalabilirseniz yetişmiş eleman çalın (biliyorum bu daha önce söylediğim başka bir şeyle ahlaken çelişiyor). Şu anda Ankara’daki bir firmanın SAP çalışmaları benim şimdiki şirketimden çaldıkları bir finansçı –ki biz de onu eski şirketimden çalmıştık-, bir de doğrudan eski şirketimden çaldıkları bir lojistikçi sayesinde, çok iyi ve hızlı gidiyor çünkü bu ikisi danışman sıfatını hak edecek kadar iyiler.

12.     Çok çalışın

13.     Dua edin.

Kaynak Bilinmiyor

Kategori Güncel haberlerYorum (1)

Sap Türkiye – HONDA MALİ SÜREÇLERİNİ SAP İLE KONTROL EDECEK

Etiketler: , , ,

Sap Türkiye – HONDA MALİ SÜREÇLERİNİ SAP İLE KONTROL EDECEK


sap danışmanlık

sap danışmanlık

HONDA MALİ SÜREÇLERİNİ SAP İLE KONTROL EDECEK

Honda otomobil ve motosikletlerinin ithalatı ve pazarlamasının yanı sıra Honda Civic modelinin üretimini gerçekleştiren Honda Türkiye, mali süreçlerini SAP ile tek çatı altında toplama kararı aldı. Proje MBIS danışmanlığında gerçekleştirilecek.

Istanbul - Temmuz 08, 2009 - 1997 yılından bu yana Türkiye’de üretim yapan ve Honda’nın Avrupa’daki ikinci üretim üssü konumunda bulunan Honda Türkiye A.Ş., mali süreçlerini MBIS danışmanlığında SAP ile entegre hale getirecek.

SAP projesi ile stratejik riskler minimize edilecek

Proje kapsamında, genel muhasebe, alacaklar muhasebesi, ödemeler, maliyet muhasebesi, sabit kıymetler, hazine ve nakit akış, bütce raporlama, dış ticaret operasyonlarının ele alınması planlanıyor.

Projenin devreye alınması ile genel anlamda, finansal, operasyonel, yasal ve stratejik risklerin, oluşturulacak yapı ile minimize edilmesi hedefleniyor.

Farklı sistemlerle entegrasyon gerçekleştirilecek

Honda Türkiye’nin SAP ERP yapısı kurmasındaki temel hedef, firma karlılığını ve verimliliğini artırmak ve aynı zamanda rekabet avantajı sağlamak. Bu bağlamda fonksiyonel olarak, farklı sistemler arasında entegrasyon sağlanması, doğru ve hızlı bilgiye anında ulaşım, toplanan bilginin paylaşımı, kritik kararların alınabilmesi, zaman ve kaynak tasarrufu sağlanması, yatırım ve sermayenin denetlenmesi önemli hedefler arasında yer alıyor.

Operasyonel olarak diğer hedefler ise, parça ve ürün bazında maliyet hesabı, satın alma operasyonlarının merkezileştirilmesi, stok maliyetlerinde düşüş, ürün maliyeti izlenebilirliği, doğru ve hızlı teklif alma süreci, finansal kaynakların yerel para birimi ve dövizli değerlemesi, müşteri risk analizleri, aktivite bazında bütçe&gerçekleşen analizlerinin yapılabilmesi şeklinde sıralanabilir.

Bu proje ile birlikte daha da güçlü firma ve ürün imajı hedefleyen Honda’da, SAP ERP projesinin 1 Eylül 2009 itibari ile başlaması planlanıyor. Projenin Nisan 2010 yılında bitmesi hedefleniyor.

Kategori Güncel haberlerYorum (0)

SAP Türkiye, KOBİ`lere hazır çözüm sunacak

Etiketler: , , ,

SAP Türkiye, KOBİ`lere hazır çözüm sunacak


sap turkiye danışmanlıkSAP Türkiye Yazılım Üretim ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü CemYeker, Türkiye`de en yeni iş uygulamaları ve başarı öykülerinin tanıtıldığı SAP Forum`un açılış oturumunda yaptığı konuşmada, SAP`ın geçen yılki cirosunun 10 milyar doları geçtiğini söyledi. Toplam gelirlerini yüzde 15 arttıran şirketin, lisans gelirlerinde ise yüzde 18 artış olduğunu dile getiren Yeker, Türkiye`de ise yüzde 29 büyüdüklerini bildirdi. Yeker, şunları söyledi: `SAP 2010 yılına ka
dar olan yol haritasını da açıkladı. Sanıldığının aksine SAP müşterilerinin yüzde 57,3`ü, cirosu 500 milyon doların altındaki orta ölçekli işletmelerden oluşuyor. Bu yüzden yakın bir zamanda küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik hızla kurulabilen hazır yeni çözümler sunacağız.`Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan da, SAP ile Microsoft`un rekabirlik (rakiplerin işbirliği) yaşadığını belirterek, 1993 yılından buyana karşılıklı geliştirme yaptıklarını, Microsoft`un SAP ürünlerini, SAP`ın da Microsoft ürünlerini kullandığını kaydetti.

Kategori Güncel haberlerYorum (0)

SAP Türkiye – Sap sahte ilaç kupürlerini engelleyecek

Etiketler: , , ,

SAP Türkiye – Sap sahte ilaç kupürlerini engelleyecek


sap-ilac-kupuruSAP, İlaç Takip Sistemi ile hem insan sağlığını tehlikeye atan sahte ilaç sorununa hem de sahte kupür ile devlete ve üreticilere gelen mali yüke çözüm olacak.

 Sağlık Bakanlığı tarafından uygulamaya geçirilecek İlaç Takip Sistemi ile 2009 yılından itibaren, 2 milyar kutu ilacın takip ve incelemesi yapılacak.

Dünyanın önde gelen yazılım firmalarından SAP, Türkiye`de Sağlık Bakanlığı, ecza depoları, eczaneler, ithalatçılar ve ilaç üreticileri ile birlikte yürütülecek proje ile sahte ilaç ve sahte ilaç kupürünün dolaşımına engel olmayı amaçlıyor. Dünya üzerinde ikinci; Avrupa ve Amerika kıtalarını kapsayan ülkeler arasında da ilk uygulaması Türkiye`de yapılacak proje ile halk sağlığını tehdit eden sahte ve kaçak ilaç sorununa çözüm sağlanacak.

 

İlaç takibinin yapılmasını sağlayacak bu projeye, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 02.02.2008 tarihli ve 26775 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan "Beşeri Tıbbi Ürünler Ambalaj ve Etiketleme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" kararları ile başlandı. Yönetmeliğe göre, 01.01.2009 tarihinden itibaren ürünler üzerine "Karekod" ve taşıma ambalajları üzerine "Karekod" veya "Barkod" konulması zorunluluğu getirildi.

 

Yönetmelikte yer alan maddeleri yerine getirmek ve ilaç takibini yapabilmek için SAP kullanıma hazır bir İlaç Takip Sistemi çözümü sunuyor. Sahte kupür basımı ve sahte ilaç üretimi sorunlarının önüne geçmeyi amaçlayan bu uygulamayla artık ilaç üreticileri ve ithalatçıları, satışa sunacakları her ürünü tekil olarak simgeleyen bir seri numarası basacak. Böylece piyasada satışa sunulan her ilaç kutusu veya şişesi takip edilebilecek.

 

Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri(ABD)`nde de henüz böyle bir barkod sistemi kullanılmıyor. Bu yüzden Türkiye`de gerçekleştirilecek olan bu proje, dünyaya örnek olacak. Bu proje ile 300 ithalatçı ve üretici, 25 bin eczane, 550 ecza deposu, 500 hastane eczanesi birbirine entegre edilecek. Oluşturulan veriler, Sağlık Bakanlığı`ndaki bir merkezde toplanacak. Hedeflenen İlaç Takip Sistemi, Ocak 2009`da üreticilere, ithalatçılara ve eczanelere; Haziran 2009`da da ecza depolarına kurulacak.

 

SAP İlaç Takip Sistemi`nin de çözüm alternatifleri arasında olduğu bu proje, Türkiye`de iki aşamada hayata geçirilecek. İlk aşamada üreticiler ve ithalatçılar, ürettikleri ve ithal ettikleri ürünler üzerine, ürünü tekil olarak simgeleyecek bir seri numarası (2D barkod / karekod) ekleyecek ve bu bilgileri Sağlık Bakanlığı`na iletecek. Eczaneler ise, bu sistemi kullanarak aldıkları ile ilgili sicil sorgulamalarını yapacak ve sattıkları ürünleri Sağlık Bakanlığı`na bildirecek. İkinci aşamada ise, ecza depoları bu uygulamaya dahil olacak, aldıkları ve sattıkları ürünler ile ilgili Sağlık Bakanlığı`na bilgilendirme yapacak.

 

Bu proje sayesinde sahte ilaç ve sahte kupür kullanımının önüne geçilecek. Ayrıca üreticilerden eczanelere uzanan tedarik zinciri içerisinde yer alan firmaların ve Sağlık Bakanlığı`nın ilaçlarla ilgili her türlü kontrol ve analizi yapmalarına imkan sağlayacak.

 

Dünya üzerinde sahte ilaç üretiminin önüne geçmek ve insan sağlığına olan tehdidi asgari düzeye çekmeyi amaçlayan SAP, İlaç Takip Sistemi ile ilgili olarak AR&GE çalışmalarına, 1998 yılında başladı ve ilk çözümünü 2002 yılında kullanıma sundu. SAP, İlaç Takip Sistemi çözümü ile, tedarik zinciri içerisinde her türlü takibin ve analizin yapılabilmesini, doğru veriye, hızlı bir şekilde ulaşılmasını sağlıyor.

Kategori Güncel haberlerYorum (0)

SAP Banka Entegrasyonu

Etiketler: , , , , , , ,

SAP Banka Entegrasyonu


bizkonESPRO ve INFOBIZ şirketlerinin tecrübelerini birleştirerek Mart 2009’da kurdukları BIZCON, SAP alanında müşterilerinin iş süreçlerini sürekli  iyileştirmeye önem veren yaklaşımıyla sonuç odaklı ve yenilikçi çözümler sunuyor. Geçmiş yıllarda Türkiye’de en çok “SAP Banka Entegrasyon Projesi”ni hayata geçiren BIZCON danışmanları, bu alandaki tecrübelerini yeni müşterilere ulaştırmaya hazırlanıyorlar. BIZCON danışmanlarının yönettiği yaklaşık 40 SAP Banka Entegrasyon Projesi arasında; P&G, Opet, Ülker Ambalaj, Danone, YKM ve Siemens gibi ülke ekonomisinde önemli yer tutan, kendi sektörlerinin öncüsü firmalar yer alıyor.

BIZCON SAP Banka Entegrasyonu çözümü ile internet bankacılığıyla yapılan tüm işlemler SAP sistemi içine taşınıyor.

Banka entegrasyon çözümleri kapsamında, online bankacılık uygulamalarıyla personel maaş ödemeleri, çek-senet işlemleri, ödeme emirleri, hesap ekstre bilgisi gibi işlemler çalışılan bankalarla tam bir entegrasyon içinde gerçek zamanlı olarak gerçekleştirilebiliyor.

BIZCON, bünyesindeki güçlü yazılım ve teknik kadrosuyla sektördeki gelişmeleri takip ederek geliştirdiği Bankacılık Çözümü ile şirketlerin birlikte  çalıştığı tedarikçi, müşteri ve bayileri ile bankaları aynı platformda bir araya getirerek giriş tekrarları nedeniyle ortaya çıkan operasyon yükünü azaltıyor. Sadece birlikte çalıştığı firmalarda değil kendi personel ödemelerini de online sistem üzerine aktarmak mümkün hale geliyor. Böylece maaş ödemelerini de elle müdahale ihtiyacı olmadan gerçekleştirmeyi sağlıyor.

Havale ve EFT işlemlerinde otomatizasyon ile ödemelerde olabilecek gecikmeleri ortadan kaldırıyor. Yapılan ödemelerle ilgili raporlar sayesinde ödeme tarihçesi ve cari işlemlerin sistemden takibi sağlanıyor.

BIZCON Bankacılık Çözümü Teknik Uygulamalar Grup Yöneticisi Arda BERKMAN sundukları çözümlere ilişkin yaptığı değerlendirmede “SAP Banka Entegrasyonu Uygulamaları, verdiğimiz birkaç günlük kısa süreli danışmanlık hizmetiyle hayata geçiriliyor. Yani firmalar az maliyet ile yüksek geri dönüş ve verim sağlıyorlar. Günümüz rekabet ortamında iş gücü ve kaynak kullanımının önemini göz önünde bulundurursak firmalara sunduğumuz bu hizmet bankacılık işlemlerini kolaylaştırmada varılabilecek teknolojideki en son nokta aslında.” dedi. Berkman, Yapı Kredi, Akbank, Garanti ve TEB ile bankacılık entegrasyonunda çözüm ortağı olduklarını da belirtti.

BIZCON, uygun maliyetlerle müşterilere hızlı geri dönüş sağlayan sektör bağımsız  SAP bankacılık çözümlerini çok geniş bir yelpazede sunuyor.

* Banka Çek-Senet Entegrasyonu
* Banka Telefon Entegrasyonu
* Banka Elektrik-Su-Doğalgaz Entegrasyonu
* Banka Giden EFT/Havale  Entegrasyonu
* MT940 Entegrasyonu ve Elektronik Hesap Özeti
* Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS)
* Sürekli Çek
* Personel Maaş Ödemeleri
* Otomatik Vergi-Bağkur-SSK Prim Ödemeleri

Ayrıca, BIZCON’un entegrasyon sağlanabileceği diğer konular arasında “Manuel Ödeme”, “Kasa

Uygulaması” ve “Ticari Kredi Kartları” yer alıyor.

BIZCON “SAP Banka Entegrasyon Çözümleri” Avantajlar:

* Manuel işlemler azaltılarak hata yapma riskinin en aza indirilmesi.
* İş gücü kazancı sağlanması.
* Zaman ve kaynak  kullanımından tasarruf sağlanması.
* Kullanıcının sadece dosya alışverişini (gelen ve giden dosya) görmesi ve diğer bütün işlemlerin arka
* planda otomatik gerçekleşmesi.

Kategori Güncel haberlerYorum (0)

Sap Bussiness objects

Etiketler: , , , ,

Sap Bussiness objects


SAP BUSINESS OBJECTS

sap business objects

sap bussiness objects

SAP® BusinessObjects™ Edge orta ölçekli şirketlerin tercih ettiği bir iş zekası yazılımıdır. SAP® BusinessObjects™ Edge, Operasyonel raporlamadan esnek ad-hoc raporlaması ve analizine, yönetim paneli ve görselleştirmeden, veri kalitesi ve entegrasyona, planlama ve bütçe için iş zekasının ihtiyaçlarına kadar geniş bir yelpazede çözümleri içerir.

İş Sorunlarına Çözümler

• Karar verme sürecini geliştirmek ve rekabet gücünü arttırmak için iş süreçlerini geliştirir.
Planlama, bütçeleme, raporlama ve yönetim kokpiti için iş zekası gereksinimlerini karşılar.
• İş zekası ile kullanmakta olduğunuz verilerin ve uygulamaları entegre eder.
• Kullanıcılara istedikleri yerde ve zamanda iş zekası uygulamasına güvenli giriş sağlar.

Anahtar Özellikler

• Çözümlerin seçimi: Şirketinizin ihtiyaçlarını karşılayan üç paketten birini seçim imkanı ile, daha sonraki ihtiyaçlara göre geliştirme imkanı.
• Ad-hoc sorguları, raporlama ve analiz: Kullanıcıların bilgi teknolojileri çalışanlarının yardımına ihtiyaç duymadan hızlı ve veri odaklı karar vermesine yardımcı olur.
• Benzer uygulamalar ve platformlar: Verileri Microsoft Office uygulamalarıyla birlikte SAP ve Oracle yazılımlarının ortamlarında da kullanma imkanı verir.
• Kablosuz dağıtım: Mobil cihazlar üzerinden rapor erişimi ve paylaşımı sağlar
• Gelişmiş rapor yayınlama: Hazırlanan raporu tek seferde çok sayıda alıcıya ulaştırır
• Özelleşmiş uyarlamalar: Özel müşteri ihtiyaçlarını karşılamak için hızlı başlangıç paketleri aracılığıyla yazılımı kişiselleştirmeyi sağlar

Getirileri

• Hızlı, karar tabanlı, güvenilir verileri destekleyen iş zekası çözümüyle geliştirilmiş iş çevikliği ve rekabet avantajı
• İş zekası sisteminin kullanılmakta olan uygulama ve yazılım ortamıyla entegrasyonuyla maliyet tasarrufu
• İş zekası kullanıcısının ihtiyacına göre sağlanabilen esneklik
• Yazılımın ihtiyaçlara göre hızlı bir şekilde uyarlanması sayesinde yatırımın hızlı geri dönüşü

İŞ ZEKASI İHTİYAÇLARINIZ İÇİN ESNEK ÇÖZÜMLER

BusinessObjects yazılımı ihtiyaçlarınızın boyutlarına göre ölçeklenebilen üç değişik paket halinde sunulmaktadır:

• SAP BusinessObjects Edge: Standart paket • SAP BusinessObjects Edge: Veri entegrasyonuyla
• SAP BusinessObjects Edge: Veri yönetimiyle

SAP BusinessObjects Edge Standart Paket

SAP BusinessObjects Edge standart paket iş zekasına başlamak isteyen şirketler için gerekli temel işlevleri içerir. Bu paket son kullanıcıların esnek analiz, raporlama, sorgulama gibi iş zekası işlevlerini bilgi teknolojilerine gereksinim duymadan kullanabileceği bir platform ve kullanıcı dostu araçlar sunar. Bunun yanısıra kullanıcıların günlük işlerinde kullandıkları MS Office ve SharePoint gibi uygulamalar da veri erişiminde kullanılabilmektedir. Denenmiş ve güvenilir bir altyapı üzerinde kurulmuş olmasının verdiği avantajla doğru kullanıcıların doğru veriyi zamanında almasını garanti altına almaktadır.

Veri Entegrasyonu ile SAP BusinessObject Edge

SAP BusinessObject Edge iş zekası tabanlı güvenilir karar vermeyi mümkün kılan veri entegrasyonuyla yeni bir versiyon önermektedir. Veri Entegrasyonunun gücüyle ad-hoc raporlaması, sorgu, analizler ve kontrol paneli (dashboard) gibi temel fonksiyonları etkili bilgi erişimi, kavrayışı ve güvenilirliği için birleştiriyor. Veri Entegrasyonuyla tasarlanan bu model kullanıcılarınıza karar vermek için kullandıkları veriler üzerinde çalışırken büyük bir güven verecek. Bu yazılım ihtiyaç olduğu anda ve yerde bilginin doğru insanlara ulaşmasını sağlayacak kendisini kanıtlamış, açık bir iş zekası platformu üzerine inşa edilmiştir.

Veri Yönetimi ile SAP BusinessObjects Edge

SAP BusinessObject Edge’in ayrıca orta ölçekli şirketler için kapsamlı veri yönetimi işlevselliği sağlayan bir sürümü mevcuttur. Veri kalitesini arttırmak için eklenmiş fonksiyonlarıyla şirketlerin verilerle ilgili sorunlarını önlenmekte, bilgi keşfinin merkezileşmesi ve doğrulanması münkün olmaktadır. Veri Yönetimi ile kullanıcılar, iletişim verilerinin bütünlüğünü sağlamaya yardım etmek için adres doğrulama entegrasyonu yapabilirler. Bu işlev adres verilerinizi akıllıca tanır ve veri kayıtlarınızdaki potansiyel değişiklikleri size önerir. Güvenilir veri, zamanında ve doğru bilgi ile işletme kullanıcılarınızın karar vermesi için sağlam bir temel olacaktır.

Kategori SAP BW - BIYorum (0)

Advertise Here
Advertise Here

Our Flickr Photos - See all photos

Dost siteler

Sap Haber Arşivi

Kategoriler